<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Herşey Bir Rüzgara Bakıyor</title>
        <description>her an herşey olabilir:evet ve kelebek etkisi..</description>
        <link>http://prisonhouse.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 14:38:47 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Osman Özbahçe'den:'Şiir Yazmak Savaşmaktır!'</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/osman-ozbahce-den-siir-yazmak-savasmaktir_414951.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/osman-ozbahce-den-siir-yazmak-savasmaktir_414951.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&quot;Eser, gündüzdür.&quot; Sezai Karakoç&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;I&gt;&quot;Şair, kendisi bir süper güçtür. Bunu unutmamalı.&quot;&lt;/I&gt; Sezai Karakoç&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;I&gt;&quot;Şair, milletinin kalbidir. Atan nabzı, çarpan yüreğidir.&quot;&lt;/I&gt; Sezai Karakoç&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;I&gt;&quot;Şair, milletine kafasıyla, gönlüyle ve ruhuyla yapışıktır. Alınyazısı, milletinin alınyazısıdır.&quot;&lt;/I&gt; Sezai Karakoç&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;I&gt;&quot;Milletini yaşar şair hep.&quot;&lt;/I&gt; Sezai Karakoç&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;I&gt;&quot;ben öyle bilirim ki yaşamak / berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır.&quot;&lt;/I&gt; İsmet Özel&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;I&gt;&quot;döl yataklarında bile oyalanmayan / savaşın, sevdanın rengi / her güzellik bu rengin ardındadır.&quot;&lt;/I&gt; İsmet Özel&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;I&gt;&quot;Ben savaşarak senin / bulanık saçlarından tutup / kibirli güzelliğini çıkartıyorum ortaya / dünya / kirletilmez bir inatla dönüyor.&quot;&lt;/I&gt; İsmet Özel&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bugün ölmekte olan bir şiir var. Bu şiir salak bir şiirdir. Bu salak şiir zaten kendi kendine geberip gitmektedir; gelgelelim bu salak şiir bütün edebiyat dergilerini kaplamış, şiir yazarların kahir ekseriyetinin kafalarını iğdiş etmiş, bütün kapı pencereyi tutmuş vaziyettedir. Senin işbu şiire elinin tersiyle bi tane çakman gerekmektedir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bizim büyük bir adıma ihtiyacımız var. Bizim büyük büyük adımlara ihtiyacımız var. Bence Mehmet Âkif'ten Orhan Veli'ye kadar büyük bir adım atmamız gerekiyor. Orhan Veli'ye Türk irfanının biçtiği değerin en az bin misli değer biçmek gerekiyor; çünkü hikâyemiz Orhan Veli'yle başlamıştır sevgilim! Hikâyemiz modern şiirdir sevgilim! Orhan Veli'den sonra sırada Sezai Karakoç vardır. Sezai Karakoç'tan sonra da İsmet Özel.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Orhan Veli olmaması gerekeni, Sezai Karakoç olması gerekeni göstermiştir. Orhan Veli'nin en önemli numarası, onlar gibi yapmamaktır. Eğer Orhan Veli biçime, yüzeye, şekle şemaile takılıp kalmasaydı, biz belki de Orhan Veli adının karşısına, modern şiirimizin en büyük, en önemli şairi cümlesini yazacaktık. Kanaatim odur ki Orhan Veli attığı kahkahanın hazzından çıkamamıştır; çünkü Orhan.. ( &lt;a href=&quot;http://prisonhouse.blogcu.com/osman-ozbahce-den-siir-yazmak-savasmaktir_414951.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 02 Apr 2006 23:06:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Dergiler ve dergiler..</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/dergiler-ve-dergiler_333652.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/dergiler-ve-dergiler_333652.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;-&quot;&lt;STRONG&gt;Hangi dergiyi okusam?&quot;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;

&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Edebiyat dergisi &lt;STRONG&gt;Derkenar&lt;/STRONG&gt;, 15. sayısıyla birlikte 2 aylık eski periyoduna dönüş yaptı. Açıkçası derginin belirli bir düzeyde, istikrarlı bir gidişatı tutturamaması&amp;nbsp; üzüyor beni. Dileriz ileride&amp;nbsp;uzun soluklu, heyecan veren&amp;nbsp;işler çıkar buradan..&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu sayıdan İbrahim Tenekeci ve Furkan Çalışkan'ın şiirlerine, Said Yavuz, Furkan Çalışkan ve Ali Karınca'nın yazılarına işaret etmek isterim. Yine genç şair Alper Gencer'in 'Cafer Turaç'&amp;nbsp; şiiri üzerine yazdığı yazıya da dikkat.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Dergiyi almakta tereddüt edenlere: Nurettin Durman'ın derlediği Aşk Şiirleri Antolojisi (tam üçyüz sayfa) dergiyle bedava..benden duymadınız..:)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Anlayış&lt;/STRONG&gt; yine müthiş!..Başörtüsü meselesi ile ilgili önemli yazılar var. Derginin kapağındaki çarpıcı ifade şöyle:&lt;STRONG&gt;'Bu Dergiyi Başörtülüler Alamaz!&lt;/STRONG&gt;'&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;Rasim Özdenören'le yapılmış&amp;nbsp; söyleşi ve İbrahim Kalın'ın Türkiye'nin Korkuları başlıklı yazısı okunmalı.. Derginin dosya konusu ise&amp;nbsp;&lt;STRONG&gt;Türkiye'nin Enerjisi&lt;/STRONG&gt; şeklinde..&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Kitap&lt;/STRONG&gt; &lt;STRONG&gt;Postası&lt;/STRONG&gt;'nı biliyoruz. Biliyorsunuz.&amp;nbsp; Asım Gültekin iyi işler yapmaya devam ediyor. 2. yılına giren dergi yine dopdolu..Adem Turan'ın Hasan Aycın portresi ve Yusuf tTuran Günaydın'ın mütercimlerle ilgili yazısı dikatimi çekenlerden bazıları..&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Tezkire&lt;/STRONG&gt; yeni sayısını sessiz sedasız çıkardı. Bu sayıda pek çok güncel meseleyle birlikte Ak Parti ve 'Muhafazakar Demokrasi' söylemi masaya yat.. ( &lt;a href=&quot;http://prisonhouse.blogcu.com/dergiler-ve-dergiler_333652.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 07 Mar 2006 22:20:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Beckett:&quot;..beklerken.&quot;</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/beckett-beklerken_169606.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/beckett-beklerken_169606.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&quot;Varolduğum yer, gideceğim, anımsanacağım, düşleneceğim yer bir kış gecesiydi, önemi yok bunun, inanıyordum kendime, inanıyordum kendim olduğuma, hayır, gerek kalmadı buna, başkaları var ya, nerede,&amp;nbsp; başkalarının dünyasında, uzun ölümlü yollar üzerinde, göğün altında, bir sese sahip, hayır, gerek kalmadı, hareket edecek güç de kalmadı arada sırada, başkaları, sahici olanlar hareket ediyorlar ya ama yeryüzünde, yeni bir ölüm, yeni bir uyanış süresince, burada bir şeyler değişsin de, bir değişim olsun da, doğumlar daha uzak olsun diye, ölümler daha uzak olsun diye, ya da bu anı ve düşlerle dolu fısıltının içinde ve dışında yeniden yaşama dönülsün diye beklerken. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Aysız, yıldızsız, ama aydınlık bir kış gecesi, görüyor bedenini, tüm önünü, önünün bir parçasını, ne aydınlatıyor bu olanaksız geceyi, bu olanaksız bedeni, onda anımsıyorum kendimi, sahici geceyi, sabahsız geceyi düşlüyorum, ve nasıl yarına çıkacağını, yarına nasıl katlanacağını, tanla birlikte yükselen güne; düne nasıl katlandıysa öyle katlanacak. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ah biliyorum, ben değilim o, henüz değilim, eski bir savaşçı o, günlere ve gecelere alışık, ama unutuyor, beni düşünüyor, gerektiğinden çok düşünüyor,gün doğumuna daha çok var, belki de sonunda geldi güneşin bir daha doğmayacağı gün.&quot;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Samuel Beckett /&lt;/STRONG&gt; Hiç İçin Metinler&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://prisonhouse.blogcu.com/beckett-beklerken_169606.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Dec 2005 14:39:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Konstantin Kavafis'ten: KENT..</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/konstantin-kavafis-ten-kent_167100.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/konstantin-kavafis-ten-kent_167100.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/prisonhouse_kavafis.jpg&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/prisonhouse_kavafis.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;Bugün şair Kavafis'ten bir şiir okumalı: &lt;STRONG&gt;KENT&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&quot;Dedin, &quot;Bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim. &lt;BR&gt;Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet. &lt;BR&gt;Yazgıdır yakama yapışır neye kalkışsam; &lt;BR&gt;ve yüreğim gömülü bir ceset sanki. &lt;BR&gt;Aklım daha nice kalacak bu ülkede. &lt;BR&gt;Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam &lt;BR&gt;hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma, &lt;BR&gt;yıllarımı kıydığım boşa harcadığım.&quot; &lt;BR&gt;Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler &lt;BR&gt;bulamayacaksın. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda &lt;BR&gt;dolaşacaksın. Aynı mahallede yaşayacaksın; &lt;BR&gt;aynı evlerde kır düşecek saçlarına. &lt;BR&gt;Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma,&lt;BR&gt;Bir gemi yok, bir yol yok sana. &lt;BR&gt;Değil mi ki hayatını kıydın burada. &lt;BR&gt;bu küçük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Diyorsun ki, bir başka ülkeye,&lt;BR&gt;bir başka denize gitmek istiyorum ;&lt;BR&gt;bundan daha güzel bir başka kent vardır kuşkusuz,&lt;BR&gt;ama kötü yazgım peşimi bırakmaz ne yapsam,&lt;BR&gt;ve kalbim gömülü bir ceset sanki burada.&lt;BR&gt;Ruhum daha ne kadar katlanacak bu çoraklığa&lt;BR&gt;nereye çevirsem yüzümü, nereye baksam&lt;BR&gt;hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma&lt;BR&gt;bunca yıllarımı boşa tükettiğim şu ülkede..?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yeni bir ülke bulamazsın, arama;&lt;BR&gt;bulamayacaksın başka denizler de;&lt;BR&gt;nereye gitsen bu kent ardından gelecek senin,&lt;BR&gt;aynı sokaklarda dolaşıp duracaksın yine,&lt;BR&gt;aynı hep aynı mahallede yaşlanacaksın,&lt;BR&gt;aynı hep aynı evlerde ağaracak saçların&lt;BR&gt;ve dönüp bu kente geleceksin sonunda;&lt;BR&gt;yanılma sakın, bir başka şey umma,&lt;BR&gt;seni bekleyen bir gemi yok, bir çıkar yolun yok...&lt;BR&gt;Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu k.. ( &lt;a href=&quot;http://prisonhouse.blogcu.com/konstantin-kavafis-ten-kent_167100.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 29 Dec 2005 21:17:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yeni Şafak Kitap eki veriyor!..</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/yeni-safak-kitap-eki-veriyor_165395.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/yeni-safak-kitap-eki-veriyor_165395.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/prisonhouse_kapak2.gif&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/prisonhouse_kapak2.gif&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt;Yeni Şafak&lt;/STRONG&gt; enteresan ve açıkcası beni sevindiren bir iş yapıyor ve bir Kitap eki çıkartıyor. &lt;STRONG&gt;48 sayfa&lt;/STRONG&gt; olarak planlanan bu ek yarından itibaren olmak üzere &lt;STRONG&gt;her Perşembe&lt;/STRONG&gt; okurla buluşturulacakmış. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İşte gazetede yer alan tanıtım yazısı..&lt;/P&gt;
&lt;STRONG&gt;Kitap gibi Kitap&lt;/STRONG&gt;
&lt;BR&gt;Geçtiğimiz yıl ne okuduk,gelecek yıl ne okuyacağız? Yayınevleri 2006'ya iddialı hazırlanıyor. 
&lt;BR&gt;Yazarlar kitaplarını anlatıyor... Otoriteler edebiyat dünyasındaki gelişmeleri yorumluyor... Yayıncılar sektörün sorunlarını tartışıyor... 
&lt;BR&gt;Hazırlanan dosyalar edebiyat dünyasının nabzını sizin için tutuyor. Güçlü yazar kadrosu, kritikler, yeni çıkanlar ve kitap dünyasından haberler &lt;STRONG&gt;Fadime Özkan&lt;/STRONG&gt;'ın yönetiminde &lt;STRONG&gt;Yeni Şafak Kitap&lt;/STRONG&gt;'ta
&amp;nbsp;.. ( &lt;a href=&quot;http://prisonhouse.blogcu.com/yeni-safak-kitap-eki-veriyor_165395.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 28 Dec 2005 22:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Dücane Cündioğlu kaknüs'te..</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/ducane-cundioglu-kaknus-te_160444.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/ducane-cundioglu-kaknus-te_160444.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/prisonhouse_resim2.jpg&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/prisonhouse_resim2.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;Almanya-Berlin'de yaşayan Yeni Şafak yazarı &lt;STRONG&gt;Dücane Cündioğlu&lt;/STRONG&gt;'nun tüm kitapları artık kaknüs yayınları tarafından yayınlanacak. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Dücane Cündioğlu, özellikle dilbilim ve felsefe üzerine eğilmesiyle tanınan, verdiği eserler ve değişik faaliyetleriyle bunu&amp;nbsp;gösteren &amp;nbsp;sıkı bir entelektüel. 'npq tartışıyor'a fikirleriyle önemli katkı yapan, 'show' ortamlarında,tartışma programlarında&amp;nbsp;görmediğimiz ve muhtemelen de göremeyeceğimiz birisi. Müslüman aydınlar içerisinde de pek çok yönden farklı bir yerde bulunuyor: Modernite ile ilgili müthiş bir birikimi var; buna rağmen sağlam gelenekçi bir tarafa sahip. Yorumlarında selefilerin üzerine düştükleri konuları&amp;nbsp;sıkça ve enine boyuna işliyor&amp;nbsp;fakat keşf-i kadim'e, hikmete olan aşkı bitecek gibi değil. Gazzali'den sonra İslam düşüncesinin bittiği tespiti halen tartışılıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İşte Dücane Cündioğlu Kitaplığı:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Düşünce Düşlenir, 160 sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Akif'e Dair, 127 sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anlam'ın Tarihi, 235 sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sözün Öz'ü, 151 sayfa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 25 Dec 2005 17:46:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İsmet Özel'den yeni şiirler..</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/ismet-ozel-den-yeni-siirler_158381.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/ismet-ozel-den-yeni-siirler_158381.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/prisonhouse_jew.gif&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/prisonhouse_jew.gif&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;İsmet&lt;/STRONG&gt; &lt;STRONG&gt;Özel&lt;/STRONG&gt;'in yeni şiir kitabı &lt;STRONG&gt;'Of Not Being A Jew'&lt;/STRONG&gt; çıktı.&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/prisonhouse_iözel.jpg&quot;&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İşte&amp;nbsp;kitaptaki ilk şiir:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;ÖLÜM KERE ÖLÜM / ÖLÜM KARE&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İsa Golgota'ya çıkarken tökezlemeden önce &lt;BR&gt;Önü sıra sendeleyip ayağı burkulan bendim &lt;BR&gt;Yar idim dulda saydı beni açmak isteyen gonca &lt;BR&gt;Dert oldum Hira'ya beni teskine geldi Efendim &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İlk ben üşüdüm sonradır Tur-i Sina'daki sağnak &lt;BR&gt;Dağa çıktım, kurda geberttim beni korkuttu keme &lt;BR&gt;Çalmadığım kapı kalmadı can evimden taşarak &lt;BR&gt;Duyan olmadı avazım ki desin Hallaç kekeme &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İlenen oylumsuz kalır kargışın imza yeri boş &lt;BR&gt;Aşka düşmek eceliyse bedeni coşturur anız &lt;BR&gt;Ruh körelten çare bulmaz ilaç olmaz telaşlı döş &lt;BR&gt;Pis mürekkeple çürük dil tokuşturanlardansanız &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kul beni bilmeyişin vakti ecelden kim sıyıra &lt;BR&gt;Bir benim sayıklayan Adem'i imla eden adı &lt;BR&gt;Bu yüzden bana değmeden dünyadan bir üvendire &lt;BR&gt;Gittim çekip başımı gittim hakikat duraksadı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;(sayfa 7)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ve kitabın içindeki.. ( &lt;a href=&quot;http://prisonhouse.blogcu.com/ismet-ozel-den-yeni-siirler_158381.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 24 Dec 2005 11:49:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Avrupa'yı Anlamak ve Anlamlandırmak / İsmail Kıllıoğlu</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/avrupa-yi-anlamak-ve-anlamlandirmak-ismail-killioglu_118028.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/avrupa-yi-anlamak-ve-anlamlandirmak-ismail-killioglu_118028.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;9. sayısına erişen, nadir nitelikli dergilerden &lt;STRONG&gt;Mostar&lt;/STRONG&gt;'ı takip edebiliyor musunuz; bilemiyorum. Bu derginin &lt;STRONG&gt;'Amerika'&lt;/STRONG&gt; konulu 3. sayısından Avrupa algımızı doğru yönde biçimlendireceğini sandığım bir yazıyı iktibas ediyorum.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İlahi hakikatte olmadığı gibi, doğal dünyada da gerçeklikle bağlantısı kurulamayan bir nitelendirmeye zamir olan kıtaya, fazla gerilere götürülemeyen bir ad yakıştırılmıştır: Avrupa. Bünyesinde barındırdığı dillerle ifade edilecek olursa &amp;#8216;Europa&amp;#8217; veya &amp;#8216;Europe&amp;#8217;&amp;#8230; &amp;#8216;Europa&amp;#8217;, mitolojinin (söylencebilim) Yunan çoktanrıcılığı bağlamında bir figür olarak vardır. Europe ise bundan mülhem olarak, coğrafi boyutu karışık bir kıtanın sonradan giydirilmiş adıdır. &lt;BR&gt;Fontana&amp;#8217;nın söyleyişiyle; &amp;#8220;Yunanlıların kendileri hakkında çizdiği ve bizim de atalarımızın anısına yapılmış galeriye astığımız portre yanıltıcıysa, ona eşlik eden tarih de öyle olmalıdır.&amp;#8221; Yani Yunanlılar, her ne sebeple olursa olsun, sadece kendi varlıklarını konumlandırma ve bir ölçüde de belirginleştirme amacıyla çeşitli söylem biçimine döktüklerinde, bu kavramın -gerçeklikten önce- doğruluk payı kuşku bulutunu oluşturur gözüküyor. Bunun alınıp tarih olarak belgeye dönüştürülmesi ve ister istemez söz konusu kuşku bulutunun kendi göğüne taşınması anlamını içermesi kaçınılmazdır. Bunları hafızanın bölmelerine istif eden tarih de, benzer algılamayı koruyacaktır.&lt;BR&gt;Kaldı ki, başat bir yaklaşım olarak süregiden &amp;#8220;Yunan-Barbar karşıtlığı melez köklere dayalı gerçekliği maskelemeye hizmet etmiş&amp;#8221; görünüyorsa da, bunlar da &amp;#8220;b.. ( &lt;a href=&quot;http://prisonhouse.blogcu.com/avrupa-yi-anlamak-ve-anlamlandirmak-ismail-killioglu_118028.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 21 Nov 2005 15:46:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Derkenar&amp;#8217;dan derkenar ettiklerim:</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/derkenar-dan-derkenar-ettiklerim_115549.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/derkenar-dan-derkenar-ettiklerim_115549.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Çehresini ve yapılanmasını yenileyen &lt;STRONG&gt;Derkenar&lt;/STRONG&gt; dergisinin 12. sayısından hoşumuza giden birkaç dizedir:&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8220;yasak bahçelerde pişmanlık vakti&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;siz yoktunuz, ben ordaydım&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;susmak için uzun boylu&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;her geçen dil dilendim&amp;#8221;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;(Hüseyin Akın)&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Sat, 19 Nov 2005 15:11:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>şehirden gitmek</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/sehirden-gitmek_114950.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/sehirden-gitmek_114950.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;sesimi biraz kısarak &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;tekrar söylüyorum:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Şehirden Gitmek&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;annem parmağını dudağımın üzerine &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;dokunduruyor, iyice sessizleşiyorum:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;şehirden gitmek&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;vedalar yalnız olmalıdır ey yasin&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;bak şimdiden söylüyorum&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Canhıraş suskunluklarımızı da koy kapı önüne&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;artık çılgınlığımızı da törpülemek zorundayız.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Emilmeli&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kanımız emilecekse&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kurumalıyız iliklerimize değin&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;belki de kurtuluş o vakit olacak&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;yani yaşamın örtüsü kaldırıldığında,&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Derilerimizin altından&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Buğday gibi fışkırdığında ölümlerimiz&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ve da.. ( &lt;a href=&quot;http://prisonhouse.blogcu.com/sehirden-gitmek_114950.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 18 Nov 2005 23:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>fransız entellektüeller ve mağripli gençler</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/fransiz-entellektueller-ve-magripli-gencler_109415.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/fransiz-entellektueller-ve-magripli-gencler_109415.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Şu sıralar yakın zamanda kaybettiğimiz öykücü Tomris Uyar'ın Gündökümü'nü okuyorum. Yazar 13 Ağustos 1976 tarihli günlüğünde enteresan bir eşleme yaparak astronotlarla kamikazeleri karşılaştırmış.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Astronotun modern uygarlığın bir simgesi olmasına rağmen, onda beklediği gibi, 'uygar bir yüz' göremediğini söylüyor Tomris Uyar. Şiirden anlamadıklarını ve tam da bu yüzden 'tragedya' şiirini bilemeyeceklerinden yakınıyor. Buna karşın kamikaze, onurlu bir kişilik örneğidir onun gözünde:Kamikaze &quot;yurdu uğruna ölmeyi isteyerek kabul etmiştir, ölmeden önce ne kadar uçak düşürse kardır gözünde. Ne var ki, onun işinin mayası şiirseldir. Kamikaze, bir yarış'ı koşmaz, saldırıya karşı, ölerek onurunu savunur. Düşmanını ölerek utandırmak gibi şiirsel bir tavırla insanın aşkınlığını kanıtlar. Son anda seçmesi ile davranışı, sözde kalmayan bir bütünlük, bulunmaz bir uyum içerisindedir. Birey mi, toplum mu diye bir soru düşmüştür gündeminden.&quot;s.147&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;İlginç bir karşılaştırma denemesi astronotlar ve kamikazeler.. Bilimadamları ve intihar eylemcileri.. Medyacılar ve Zapatistalar.. Biri düzeni koruma kaygısıyla iktidar'a hizmet ederken, 'öteki', düzeni bozmaya azmetmiştir oysa.&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Sun, 13 Nov 2005 20:35:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>fransa iç savaşı'nda..</title>
            <link>http://prisonhouse.blogcu.com/fransa-ic-savasi-nda_106851.html</link>
            <guid>http://prisonhouse.blogcu.com/fransa-ic-savasi-nda_106851.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;Her şey bir rüzgâra bakıyor ağabey&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Bakma esrar çekip mayıştıklarına&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Bir gün var ya bu Mağribli çocuklar&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Bir gün yakacaklar Paris&amp;#8217;i&quot;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; HAKAN ALBAYRAK&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Marks bir bildiriyle Fransa'yı iç savaşa çağırmıştı 1871'de. Marksizm'in İngiltere gibi Fransa rüyası da gerçek olamadı, ne yazık.. Ve müslüman çocuklar 21. yüzyılda başkaldırıverdi Fransa'ya. Kimse ne olduğunu anlamadı.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Anlamalıydı oysa herkes. Arap çocukların, sömürülenlerin bir hesabı vardı..&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Fransa'dan, Avrupa'nın göbeğinden kara derili bir şarkı yükselmektedir şimdi..Kulak&amp;nbsp;verin bu sese.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://prisonhouse.blogcu.com/fransa-ic-savasi-nda_106851.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 11 Nov 2005 16:46:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://prisonhouse.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>